Burun estetiği (rinoplasti) olmayı düşünen pek çok hastanın aklındaki en büyük korku senaryosu bellidir: “Burun kemiklerinin kırılması, çekiç ve keski sesleri, ameliyat sonrası mosmor bir yüz ve ağrılı bir iyileşme süreci.” Ancak gelişen medikal teknolojiler sayesinde bu korkular artık geçmişte kaldı.
Günümüzde kırmadan burun estetiği olarak da bilinen ve ses dalgalarının gücünü kullanan Piezo (Ultrasonik) Rinoplasti yöntemi, hem cerrahlar hem de hastalar için devrim niteliğinde bir konfor sunuyor.
İstanbul’da Op. Dr. Bekir Can Gümüşlü tarafından başarıyla uygulanan bu yöntem, kemiklere bir heykeltıraş hassasiyetiyle şekil verirken yumuşak dokuları koruma altına alıyor.
Geleneksel rinoplasti ameliyatlarında burun kemiklerini şekillendirmek (kemer almak veya daraltmak) için mekanik aletler (törpü, keski, çekiç) kullanılır. Bu aletler kemiği kırarken bazen kontrolsüz çatlak hatlarına yol açabilir ve çevre dokuya (damar, sinir, kas) zarar verebilir. Bu da ameliyat sonrası ciddi morluk ve şişlik olarak hastaya geri döner.
Piezo tekniği ise ultrasonik ses dalgaları ile çalışan özel bir cihazdır. Bu cihazın en büyük özelliği “doku seçici” olmasıdır. Yani cihaz sadece sert doku olan kemiği keser/şekillendirir; ancak yumuşak dokuya (damar, sinir, burun mukozası) temas ettiğinde çalışmayı durdurur. Bu sayede burun kemikleri kırılmadan, milimetrik hassasiyetle kesilerek şekillendirilir.
Hastalarımızın internette en çok arattığı “morluksuz burun estetiği” kavramının karşılığı Piezo cerrahisidir. Ameliyat sırasında damarlar zarar görmediği için kanama minimaldir. Kanama az olunca cilt altına kan sızması ve dolayısıyla göz çevresinde morarma (ekimoz) riski %90 oranında azalır.
Piezo yöntemi, özellikle kemik şekillendirme gerektiren hastalar için idealdir.
Sadece burun ucu estetiği (Tipplasti) yapılacaksa kemiklere dokunulmayacağı için Piezo cihazına ihtiyaç duyulmayabilir. Op. Dr. Bekir Can Gümüşlü, muayeneniz sırasında kemik yapınızı analiz ederek bu teknolojinin sizin için gerekliliğini belirleyecektir.
Piezo cihazı ve kullanılan sarf malzemeleri (uçlar) ileri teknoloji ürünü olduğu için operasyon maliyetini bir miktar artırabilir. Ancak sağladığı konfor, hızlı iyileşme ve hassas sonuçlar bu farkı önemsiz kılar.
Evet. Kemiği kırmadan, görerek ve milim milim şekillendirdiğimiz için kemik geçişleri daha pürüzsüz olur. Elinize gelen kemik düzensizlikleri veya asimetri riski minimize edilir.
Piezo cerrahisi daha titiz ve detaylı bir çalışma gerektirdiği için ameliyat süresi klasik yönteme göre yaklaşık 20-30 dakika daha uzun olabilir. Ancak bu süre, mükemmel sonuç için harcanan değerli bir zamandır.
“Sıfır şişlik” tıbben mümkün değildir çünkü cilde bir müdahale yapılmaktadır. Ancak klasik yönteme göre şişlikler çok daha azdır ve çok daha hızlı (3-4 günde) iner.
Piezo cihazının uçlarını kemik üzerinde rahat kullanabilmek için genellikle açık teknik rinoplasti tercih edilir. Ancak burun altındaki kesi izi zamanla belirsizleştiği için estetik bir kaygı yaratmaz.