
1 - 2 Saat (Kitlenin boyutuna göre)
Kalıcı (Ömür Boyu)
1 Hafta
Genel Anestezi
Boyun bölgesi; lenf bezleri, tiroid bezi, tükürük bezleri, kaslar, damarlar ve sinirlerin yoğun olarak bulunduğu karmaşık bir anatomik yapıdır. Bu bölgede ele gelen şişlikler veya kitleler, hastalarımızda haklı bir endişe yaratır.
Boyun Kitleleri, doğuştan gelen kistler olabileceği gibi, enfeksiyonlara bağlı büyümeler veya iyi/kötü huylu tümörler de olabilir. İstanbul’da Op. Dr. Bekir Can Gümüşlü, boyun kitlelerinin ayırıcı tanısında ve cerrahi tedavisinde, bölgedeki hayati damar ve sinir yapılarını koruyarak titiz bir yaklaşım sergiler.
Bir boyun kitlesi fark edildiğinde panik yapmadan ama vakit kaybetmeden bir KBB uzmanına başvurmak hayati önem taşır. Çoğu kitle iyi huylu olsa da özellikle yetişkinlerde ortaya çıkan ağrısız ve sert kitlelerin detaylı incelenmesi gerekir.
Boyunda oluşan şişlikleri kökenlerine göre üç ana grupta inceleriz:
Op. Dr. Bekir Can Gümüşlü, tanı sürecinde teknolojinin tüm imkanlarını kullanır. Elle muayenenin ardından Boyun Ultrasonografisi, MR (Emar) veya BT (Tomografi) ile kitlenin yapısı, sınırları ve komşulukları belirlenir. Kesin tanı için genellikle İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) yapılır.
Bu işlem, ultrason eşliğinde kitleye ince bir iğne ile girilip hücre örneği alınmasıdır; ağrısızdır ve tanıda yol göstericidir.
Cerrahi tedavi kararı verilen kitlelerde (özellikle kistler ve tümör şüphesi olanlarda) ameliyat genel anestezi altında yapılır. Boyun cerrahisi, “mikroskobik hassasiyet” gerektirir. Çünkü bu bölgeden beyne giden şah damarları ve yüz hareketlerini, omuz hareketlerini, dil hareketlerini sağlayan önemli sinirler geçer.
Op. Dr. Bekir Can Gümüşlü, Sinir Monitörizasyonu gibi ileri teknikler kullanarak bu yapıları korur ve kitleyi temiz sınırlar (kapsülüyle birlikte) ile çıkarır.
Boyun ameliyatları sonrasında hastalarımız genellikle 1-2 gün hastanede misafir edilir. Bölgede biriken kanı dışarı almak için “dren” adı verilen ince hortumlar yerleştirilebilir ve bunlar taburcu olurken çıkarılır.
Hayır. Çocuklarda ve gençlerde görülen kitlelerin büyük çoğunluğu iltihabi veya doğuştan gelen iyi huylu kistlerdir. Ancak 40 yaş üstü bireylerde, yeni çıkan, sert ve ağrısız kitlelere şüpheyle yaklaşılmalı ve mutlaka tetkik edilmelidir.
Halk arasında çok yaygın ve yanlış bir inanıştır. İğne biyopsisi veya cerrahi biyopsi kanseri yaymaz. Aksine, doğru tedaviyi planlamak (kemoterapi mi, cerrahi mi?) için kanserin türünü bilmek şarttır. Biyopsi hayat kurtarır.
Ses tellerini hareket ettiren sinirler boyun bölgesinden geçer. Özellikle tiroid cerrahisi veya derin boyun kitlelerinde bu sinirler risk altındadır. Ancak Op. Dr. Bekir Can Gümüşlü’nün kullandığı sinir monitörizasyonu ve cerrahi tecrübesi ile bu risk minimuma indirilir.
Brankial veya tiroglossal kistler zamanla enfekte olup apseleşebilir, boyunda fistül (akıntılı delik) oluşturabilir veya çok nadiren de olsa yıllar içinde kanserleşebilir. Bu yüzden tanısı konulduğunda cerrahi olarak çıkarılmaları en doğru yaklaşımdır.
Erken dönemde dikiş yerindeki gerginlik nedeniyle hafif kısıtlılık olabilir ancak bu geçicidir. Çok geniş kapsamlı kanser cerrahileri (boyun diseksiyonu) haricinde, kitle çıkarılması kalıcı bir hareket kaybına yol açmaz.
Hayalinizdeki doğal görünüme ve sağlıklı bir nefese kavuşmak için beklemeyin. Formu doldurun, size özel tedavi planınızı oluşturmak için iletişime geçelim.